Şampiyonluk böyle geldi! - Ali Koç Başkan Fenerbahçe Şampiyon

Son Dakika

google.com, pub-4523813063980529, DIRECT, f08c47fec0942fa0

Home Top Ad

Post Top Ad

24 Mayıs 2018 Perşembe

Şampiyonluk böyle geldi!


Lige iyi başlanılmasına rağmen Tudor’un sürekli sistemle oynaması ve dev maçlarda alınan kötü sonuçlar gerilim yarattı. Y.Malatya maçının ilk yarısında hata yapan Maicon’un üzerine yürüyen Tudor, “Bu takıma ihanet ediyorsun” diye haykırdı. Deliye dönen Brezilyalı stoper “Asıl ihanet eden sensin” dedi, yumruklaşmanın eşiğinden dönüldü. Gazete Habertürk Galatasaray Muhabiri Erhan Kaan Adıgüzel, şampiyonluğun hikayesini yazdı





Ter, öfke, hüzün, gözyaşı ve zafer... 21. şampiyonluk filmleri aratmayacak bir öyküyü içinde barındırıyordu... Bu şampiyonluk öyle kolay kazanılmadı. İki hoca, iki başkan değişti; Florya’da sinir patlamaları, tartışmalar, gerilimler yaşandı. Kulübedeki küskünler, yabancılar arasındaki uyum sorunu, İgor Tudor’un ‘dengesiz” çıkışları derken, az daha bir sezon heba ediliyordu. 



Taraftar umutsuzdu, Florya’ya karamsarlık çökmüştü... Fatih Terim’in gelişi her şeyi değiştirdi, efsane teknik adam farkını gösterdi, elden kaymak üzere olan kupa müzeye girdi. Bu öyküde şampiyonluğun bilinmeyenlerini, kapalı kapılar ardında gizli kalan gerçekleri ve kahramanları bulacaksınız... 



SNEIJDER’A AYIP EDİLDİBir önceki sezonu 4. sırada tamamlarken yeni sezona umutla başlamak isteyen Galatasaray’da Dursun Özbek yönetimi, mevcut kadroyu baştan aşağı yenileme kararı almıştı. Sneijder ücretinde indirim yapmaya yanaşmasına rağmen önce kadro dışı bırakılmış, daha sonra “Tudor seni istemiyor” diye gönderilmişti. 



Üstelik Galatasaray’a birçok başarı kazandırmış, taraftarın sevgilisi olmuşken, Fenerbahçe derbisinde Volkan’a peş peşe attığı füzeler unutulmazlar arasına girmişken, Şampiyonlar Ligi’nde Juventus zaferinin kahramanı olmuşken kendisine yapılanlar şaşkınlık yarattı. Daha yollar ayrılmadan Sneijder’ın 10 numaralı formasının Belhanda’ya verilmesi yürekleri sızlattı. O Belhanda, sezon içinde Sneijder’ı mumla arattı. Sezon başı hazırlığı yaşayamayan Sneijder’ın, Nice macerası kötü bitti, Birleşik Arap Emirlikleri’ne gitti.



ÖSTERSUNDS FACİASIYLA HOCA ARAYIŞLARI BAŞLADIMevkilere vakit kaybetmeden takviye yapıp yurt dışı kampına transferleri yetiştirmek isteyen Sarı-Kırmızılılar; önce Gomis, Belhanda ve Maicon’u kadrosuna kattı. Taraftarlar peş peşe yapılan transferlerle havaya girerken, UEFA Avrupa Ligi’nde eşleşilen Östersunds maçı da geldi çattı. 



Kağıt üzerinde herkesin “Çantada keklik” gördüğü İsveç temsilcisi, G.Saray’ı daha ilk turdan kupanın dışına itti. Tudor yönetimindeki G.Saray’ın ortaya koyduğu rezil futbol taraftarı çileden çıkardı. Herkes Tudor’a öfke kustu. Dursun Özbek yönetiminde Hırvat hocanın vakit kaybedilmeden gönderilmesi görüşü hakim oldu ve arayışlar başladı.



LUCESCU OYUN OYNADIGalatasaray'ı 6 kez şampiyonluğa taşıyan Fatih Terim, bir hafta önce Alaçatı kavgasının yankılarının ardından Türkiye Futbol Direktörlüğü görevinden alınıp boşa çıkmasına rağmen Dursun Özbek yönetimi rotayı Romanya’ya kırdı. Yönetimdeki bazı isimlerin İmparator’u veto etmesi, Florya’yı yöneten Başkan Dursun Özbek’in kardeşi Mehmet Özbek ve transferleri gerçekleştiren Futbol Direktörü Cenk Ergün’ün de bu operasyona soğuk bakması nedeniyle Terim’in G.Saray’a dönmesi için sosyal medyada yapılan kampanyalara rağmen Mircea Lucescu’ya teklif götürüldü.



İlk plan Tudor takımı çalıştıracak, Lucescu ise Tudor’u hem dizginleyecek hem de taktik konuda yardımcı olacak bir projeydi. Ancak 72 yaşındaki Lucescu’nun Zenit’ten kovulması, ilerleyen yaşı nedeniyle yarışmacı bir ligde nasıl bir performans göstereceği konusunda soru işaretleri oluşmaya başladı. Buna rağmen Lucescu kabul etse Tudor’lu ya da Tudor’suz göreve getirilecekti. Daha önce “Gelin görüşelim” diyerek dönemin yöneticisi Can Topsakal’ı Bükreş’e çağıran Lucescu, TFF yönetimi de Milli Takım için devreye girince yan çizdi. Bir anda kararını değiştirip Milli Takım’ın başına geçti. Rumen hoca olmayınca, Terim de A planı olarak görülmeyince, Tudor’la yola devam edildi.



UÇAKLAR İNMEYE BAŞLADIÖstersunds’a elenilmesi, Dursun Özbek ve Tudor’a yönelik tepkileri daha da artırdı. Bruma ve Podolski’nin satılması, Sneijder gibi maliyeti yüksek bir oyuncunun ayrılmasıyla kaynak yaratan yönetim, kesenin ağzını sonuna kadar açıp transferleri yağdırmaya başladı. G.Saray tarihinin en fazla parasının harcandığı transfer dönemi geride kalmıştı. Özbek yönetimi yaptığı 3 transferin üstüne Fernando, Mariano, Denayer, Ndiaye, Feghouli, Carrasso ve Latovlevici’yi de alarak transfere 40 milyon Euro civarında para harcadı. 



Başkan Dursun Özbek’in bahsettiği ‘Uçaklar’ tek tek inmişti. Fİkstür avantajıyla Aslanöne fırladı Yenilenen kadrosuna rağmen tartışılan bir teknik adamla Süper Lig’e giriş yapan G.Saray, sezonu erken açmanın da avantajıyla oynadığı futbolla rakiplerinin üzerinden adeta silindir gibi geçiyordu. Tudor oyuncularla iletişimi zayıf olmasına rağmen iyi idman yaptıran bir teknik adamdı. Hırvat hocanın oyunculara yüklediği yüksek kondisyonun yanı sıra fikstürün getirdiği avantajını da iyi kullanan Aslan, 9. haftada 0-0 berabere kaldığı F.Bahçe maçının ardından en yakın rakibine 6, ezeli rakiplerine ise 9’ar puanlık fark atmıştı. Galatasaray erkenden şampiyon ilan edilmeye başlanmıştı, ancak taraftarlar arasında Tudor’a güvenmeyen insanların sayısı da bir hayli fazlaydı...



Yedeklerin yüzüne bile bakmıyordu. Despot sayılabilecek bir karakteri olan teknik direktör İgor Tudor, takım içindeki dengeyi bir türlü sağlayamıyordu. Kadrosunda sadece 11 oyuncusunun olduğunu düşünen Hırvat hoca, ilk 11’e aldığı isimlerle yakından ilgileniyor, diğerlerin yüzüne bile bakmıyordu. Bu durum Florya’daki huzuru iyice kaçırdı. Tudor’dan forma bekleyen yedeklerin mutsuzluğu yüzüne yansıdı. Buna rağmen Hırvat hoca, yedek bıraktığı oyuncularıyla değil konuşmak, yüz yüze bile gelmekten kaçınıyordu. ‘Burada patron benİm, ne dersem oolur’ İlk 8 haftada 4-1-4-1 taktiğini başarılı bir şekilde uygulayan İgor Tudor, Türk Telekom Stadı’ndaki F.Bahçe derbisinde adeta kendi bacağına sıktı.



Bir anda 3-5- 2’ye dönerek rakibe sürpriz yapmak isteyen genç antrenörün bu hamlesi ters tepti. Rakibi değil, adeta kendi oyuncularını şaşırttı. Sarı-Kırmızılılar alıştığı oyun düzeninden çıkınca ezeli rakiplerine karşı varlık gösteremedi. Golsüz biten maçın öncesinde idmanlarda farklı sistem deneyen Tudor’u Ayhan Akman uyarmış, alışılan dizilişle devam edilmesi gerekti- ğini söylemişti. Ancak hiç kimseyi dinlemeyen Tudor “Burada patron benim, ben ne dersem o olur” sözleriyle noktayı koydu. Büyük maçlarda büyük fiyaskolar yaşandı! Sarı-Kırmızılılar her ne kadar iç sahada rakiplerine aslan kesilse de deplasmanlarda süt dökmüş kediye dönüyordu.



Şampiyonluk yarışındaki rakiplere de diş geçiremiyordu. F.Bahçe beraberliği sonrası Trabzon deplasmanında alınan yenilgiyle büyük maç sendromu başladı. G.Saray dış sahada tarihi skorlarla mağlubiyetler yaşamaya başladı. Başakşehir karşısında alınan 5-1’lik hezimetin ardından Beşiktaş deplasmanındaki berbat oyun ve 3-0’lık yenilgi, zirvede olunmasına rağmen camianın şampiyonluk umutlarına darbe indirdi. Terİm posterlerİ Tudor’u şokeettİ Başakşehir ve Beşiktaş yenilgileri sonrası Florya’da protestolar yaşanırken, duvarlara Fatih Terim posterleri asılmaya başlanmıştı. Tudor yaşadığı kabusu daha sonra şu sözlerle özetleyecekti: “Juventus’ta oynamış bir oyuncu olarak, birçok krizin içinden geçtim ve çok sinirli oyuncular gördüm. Ama böyle durumlarda hiçbir zaman hedef sadece bir adam olmazdı. Burada hoca hedefti. Oyunların adı bile geçmiyordu. Taraftarların ellerinde Terim posterini görünce şaşkınlığa uğradım. Tesislere bile yapıştırmışlardı.”



MUSLERA KAVGAYI ÖNLEDİYeni Malatya maçının devre arasına 2-0 yenik durumda giren G.Saray’da kötü bir peformans gösteren Maicon ile Tudor arasında soyunma odasında büyük bir kavga patlak verdi. Brezilyalı stopere çok sinirlenen İgor Tudor, “Ne yapmaya çalışıyorsun. Sürekli adam kaçırıyorsun. Golleri de senin hatan yüzünden yedik. Bu takıma, arkadaşlarına ihanet ediyorsun” diyerek Maicon’un üzerine yürüdü. Bu sözler soyunma odasında buz gibi hava estirirken, adeta çılgına dönen Maicon aynı sertlikle karşılık verdi.



Maicon, “Asıl ihanet sensin. Sürekli sistemle oynuyorsun” diyerek bağırıp çağırmaya başladı. İkili yumruklaşmanın eşiğine gelirken, araya Muslera girdi. Soyunma odasında Tudor’un diğer oyunculara da ağza alınmayacak sözler söylemesi oyuncular ile hocaları arasındaki bağı tamamen kopardı. Maicon’un eşi Ursala’nın, Hırvat hocayla yollar ayrılmadan hemen önce “Go home Tudor” (Evine dön Tudor) tweet’ini sosyal medyadan beğenmesi her şeyin özeti gibiydi.



VE BİLETİ KESİLDİTrabzon, Başakşehir ve Beşiktaş’ın ardından Y.Malatya deplasmanından da mağlubiyetle dönülmesinin ardından Dursun Özbek, Tudor’un arkasında duramadı. Aynı gece Hırvat hocanın ipi çekildi. Bu haber, birkaç oyuncu dışında Florya’da sevinçle karşılandı. 



Terim gelince patlama yapan Rodrigues’in, PAOK’ta da hocalığını yapan Tudor için “O adamı unutun” sözleri sorunun kaynağını gösteriyordu. Havaalanında ayrılırken gözleri dolan Tudor, “Başkan bana ‘Burası Türkiye, bunlar olabiliyor’ dedi. Büyük baskı altında yaşadıklarını ve başka seçenekleri olmadığını söyledi” dedi. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Post Bottom Ad

Pages